Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Yarına kalır ama yanınıza kalmaz… 

Yarına kalır ama yanınıza kalmaz… 

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Dün, fırsat bulduğum her gün olduğu gibi yine Güvenpark’ta özlük hakları için 30 gündür eylemde olan er gazilerimizin yanındaydım.

Bu süreçte geceleri toprak zeminde uyuyan, sağlıksız ve uygunsuz şartlarda yaşayan, uzuv kayıplarına rağmen gün boyunca plastik sandalyelerde oturan, ısırdı mı canını yakan sineklerle mücadele etmek zorunda kaldığı zor ama bir o kadar onurlu bir mücadelenin kahramanlarıyla aynı havayı solumanın ve haklı eylemlerine bir nebze de olsa destek olup moral katabilmenin huzur ve hazzını yaşıyorum.

Yine zamanın büyük bölümünü gazilerimizle birlikte Güvenpark’da geçiren, kendi küçük ama yüreği ve gazeteciliği büyük Müyesser ablayı, Türk ordusuna Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde üstün hizmetlerde bulunmuş Orkun Özeller Albayı, Taner Baş Komutanı, Oktay Yıldırım Komutanı, Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Başkanı Vedat Kılıçel’i namı diğer “Bombacı Mülaim’i” gerek sosyal medyadan, siyaset sahnesinden tanıdığım, birçoğuyla orada tanıştığım duyarlı ve sorumlu vatandaşın Güvenpark’a gelerek milli bir sorumluluk duygu ve hassasiyetiyle destek vermesini takdire şayan bir davranış olarak not ettim.

Er Şehit ve Gazi Emsal Özlük Hakları Hareketi Başkanı Erdem Çerçioğlu’nun dengeli, dirençli, azimli ve aynı zamanda makul ve mantıklı hak talebi mücadelesini tavizsiz ve siyaseti zorlayıcı bir çizgide sürdürmesinin kamuoyunda olumlu algılandığını ve geniş çevrelerce desteklendiğini müşahede ettim.

Lakin, bugün TBMM’ye yürümek için harekete geçen gazilerin çevik kuvvet ekipleri tarafından engellenmek zorunda kalması her iki tarafı da oldukça üzen, geren ve insan olanın ciğerini yaralayan bir sahne dramına dönmesi de gözlerden kaçmadı.

İlerlemeye çalışan grubu incitmeden görevi icabı engellemeye çalışan amirler ve polisler bu görevi yerine getirirken oldukça zorlandı. Görev emrini yerine getirmenin adeta bir zulüm olduğu O an da, görevli polislerin de duyacağı bir tonda, “Dağda, bayırda, hendekte birbirine sırtını vererek terörle mücadele eden, gazi olan, şehit olan insanlardan bir gurup, öz saygı talebi adına meclise yürümek isterken, diğeri yürümesin diye önüne barikat oluyor. Bu ülkeyi yönetenler, bu ülkeyi ne hale getirdiniz” diye sitem ederken gözümden akan yaşlara da engel olamadım. Sonra televizyondan izlerken gördüm ki, aynı duygu yoğunluğunu polis kardeşlerim de yaşamış. Yok aslında birbirimizden farkımız; Biz Türk milletiyiz… 

Aynı saatlerde Güven Park’a 1 km mesafede olan TBMM’de PKK’ya özel af yasası çıkarmak için büyük bir çaba harcanıyordu. AKP-MHP-DEM-HÜDAPAR-EMEP-TİP-DBP-YENİYOL-CHP= Abdullah Öcalan ittifakına nihayet muhalif ‘’miş’’ gibi yapan Yeni Parti lideri Özgür Özel’de katıldı. 22.30 sularında gerçekleşen oylamada 592 milletvekilinden 467’inin kabul oyu verdiği ‘’PKK’ya Af Yasası’’ Gazi Meclis çatısı altında, Osmanlının Sevr Antlaşmasını imzaladığı, Türk milletine adeta meydan okuyan ve emir komuta merkezine açık ve net bir mesaj vermek için özellikle seçilen 10 Ağustos tarihinde gerçekleşti.

Bu, kurtuluş mücadelesiyle yırtıp attığımız Antlaşmanın itilaf devletlerinin ülkemizi işgal etmeden, tek bir kurşun atmadan Gazi Meclis çatısı altında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ve yasalarına karşı bayrak açan 467 milletvekilinin ve emperyalizmin kuklası olmuş partilerin kabul oyu ile tekrar yürürlüğe girmesi demektir. Öte yandan müesses nizam tarafından Türk milletine pazarlanan, 16 milyon vatandaşın imzası ile CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edilen İmamoğlu: “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine inanıyor; bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı yürekten destekliyorum. Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum.”

Açıklaması ile Abdullah Öcalan’ın başını çektiği halaya Silivri’den çok açık ve anlaşılır bir mesaj göndererek katılmış oldu. Potamya Devletini kuran dedelerinin intikamı peşinde koşan ve ‘’Bu milletin A… koyacağız” diyenlerin şimdi ağzı kulaklarında olsa da, sanki bir boyut kapısından geçerek bugünü görmüş ve nutkun son sayfasına; “Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.

Millet fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” yazarak, yüz yıl sonra emperyalizmle işbirliği yaparak iktidara sahip olanların gaflet, delalet ve hıyanet içinde gerçekleştireceği bir işgali görüp yüz yıl öncesinden mücadele emrini veren Atatürk’ü, Türk milleti ve onun evlatları asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır! Türk Milleti, kendisini yoksulluğa mahkum edip, hak ve özgürlüklerini elinden alanları, çocuk katili narkoterör örgütü PKK’yı affedip, onlara karşı vatanın birliği ve bütünlüğü için mücadele ederken kolunu bacağını, gözünü, yakışıklılığını gençliğini, hayallerini vatan sağ olsun, vatan sana minnettar diyerek toprağa gömenleri, Güven Parkta çaresiz ve devletsiz bırakanları, vatanı bölmek için ihanet yasalarını çıkartanları hiç bir zaman unutmayacak ve affetmeyecektir. Gün ola harman ola… Ne Mutlu Türküm Diyene! 

    

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!