Mustafa Özgür Sancar
Mustafa Özgür Sancar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Sosyalist Küba’nın öz savunma hakkı, Trump ve hempaları 

Sosyalist Küba’nın öz savunma hakkı, Trump ve hempaları 

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Trump ve hempaları (yandaş, aynı yolun yolcusu) İran’da yapamadıklarını Küba’da yapmaya çalışıyorlar. İnsanlık dışı ablukanın ardından şimdi açıktan işgal sözleri söylüyorlar.

Trump son açıklamasında, Küba devriminin yaşayan liderinden, onursal devlet başkanı Raul Castro’yu hedef aldı; ABD’de yaşayan devrim karşıtı Kübalı mültecilerin, ki bunların çoğunluğu CIA’in kontrolünde muhbir faaliyeti yürütüyor, rejimi değiştirme taleplerini haklı bulduğunu ve onlara yardımcı olacaklarını ve Küba’nın kontrolden çıktığını söyledi.

Kendi bayağı söylemleri ile olası müdahaleye kamuoyu oluşturuyor.

RIZA ÜRETME ÇABASI

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 11 Kübalı yetkili ile Küba yönetiminin 3 kuruluşunu yaptırım listesine aldıklarını açıkladı. ”Küba halkını baskı altında tutmaktan sorumlu olan Küba güvenlik birimleriyle bağlantılı hükümet yetkilileri ve askerler de dahil 11 Küba rejimi elitini ve 3 hükümet kuruluşunu yaptırım listesine aldım” ifadesini kullandı.

Rubio’nun açıklamalarının komik olan tarafı, komünist liderlerin Küba’yı başka ülkelerin sömürüsüne ittikleri iddiası…

Bir başka basit kamuoyu oluşturma teşebbüsünün tezahürü olan bu açıklama, aslında ABD merkezli Axios haber portalının 18 Mayıs’taki haberinin hükümet eliyle doğrulanmasından ibaret.

Axios, Küba’nın 300 adet insansız hava aracı satın aldığını, bunları ABD hedeflerine karşı kullanmayı amaçladıklarını yazdı.

Beyaz Saray uluslararası alanda Küba’ya müdahale için rıza üretmeye çalışıyor.

ÖZ SAVUNMA HAKKI VE EN GENİŞ MÜTTEFİK OLANAKLARI

Küba -Öz Savunma- hakkı ve insanlık dışı ablukayı kaldırmak için en geniş müttefik ağına ulaşmaya çalışıyor. Rusya ve Çin Küba’ya mühimmat ve silâh yardımı yaptığını gizlemiyor.

Rubio’nun Ada’nın sömürüye açıldığı suçlamasının ardında sosyalist Küba yönetiminin bağımsızlığını koruma arayışı yatıyor. Basite indirgeyerek söyleyecek olursak, Rubio ”Küba bağımsızlığından vazgeçsin, tam güdümümüzde bizim açık pazarımız olsun” diyor. Yani Küba Devrimci iktidarının bağımsız devlet olma ve saldırıya karşı öz savunma hakkı, ABD çıkarlarıyla çatışıyor.

Karayip’in en büyük adasının haklı bağımsızlık mücadelesini, ”Sosyalist yönetim, Ada’yı Çin ve Rusya’ya sömürtüyor” yalanı ile küçük düşürmeye çalışıyor. Maduro önderliğindeki yasal ve meşru Venezuela hükümetine yaptığı gibi kara propagandayla kötüleyerek dünyanın gözünden düşürmeye çalışıyor. Maduro’yu kaçırarak Venezuela’da zafer devşiren Trump, Raúl Castro’ya da aynısı yaparak, devrimin sembollerinden birini düşürmek ve İran’da yapmaya yeltendiği gibi halkı moral bozukluğuna düşürüp, isyana teşvik etmeyi hesaplıyor. Castro’yu, ABD’nin insani yardım uçaklarını düşüren karara imza attığı gerekçesiyle, daha doğru bir söylemle ABD’nin işgal planlarını boşa çıkardığı için ”yargılanacağını” söylüyor.

KÜBA, KUYRUKLU YALAN VE TEHDİTLERE DEVRİMCİ HÜKÜMET VE SOSYALİZM İLE KARŞI KOYUYOR

İspanyol gazeteleri El Pais ve El Mundo’ya yansıdığı şekliyle, bir CIA senaryosu olarak ortaya atılan, Raúl Castro’nun Ada’yı bile isteye felâkete, tükenmişliğe sürüklediği ve sonunda ABD’ye teslim edeceği yönündeki kara propaganda, Küba halkı nezdinde toz zerresi kadar etkili oladı.

Dünya zaten bunun Koca bir Yalan olduğunu biliyor. Küba içişleri bakanının bölge için görevlendirilen bir CIA yöneticisiyle Raúl Castro’nun Maduro benzeri ABD’ye verilip, sosyalizmden vazgeçilmesi yönünde bir toplantı yaptığı iddiası da bu Koca Yalan’ın kuyruğunu oluşturuyor.

Küba halkı ülkesi ve sosyalizmin yanında… Küba’da gelen tüm gerçek sokak röportajları aynı düşünceyi akratıyor: ”Küba kendini savunmak için kimseye ihtiyaç duymaz, kendini korur. Bağımsızlık ve Raul Castro gururumuzdur.” (Cierra filas con Raul). 

KAYBEDİLEN STATÜ VE HEGEMONYA, KİTLESEL DEMORALİZASYON

Trump, ”Küba’nın çökmüş bir devlet olduğunu” söylerken aynı kitlesel demoralizasyonu amaçlıyor.

ABD bu kara propagandaya mecbur; çünkü hegemonyasını kaybediyor. Ortadoğu’da yenildi, İran’a mağlup oldu; tek kutuplu dünyanın anahtarı olarak gördüğü Asya’yı fetih teşebbüsünde Çin, Rusya ve Güney ülkelerine yeniliyor. Çok kutuplulaşan dünya ABD statüsünü bozuyor.

Pentagon bu gidişâtın durdurulamayacağını görüyor: ”ABD’nin askeri, siyasi iddialarının gerçek yeteneklerinin ötesine geçmiş olması… klasik bir imparatorluk çöküş süreci sergiliyor” (Christopher Caldwell, New York Times).

Bu nedenle Küba’da bir başarı icat ederek çöküşü frenlemeyi amaçlıyorlar. Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin radikal unsurları sonbahardaki seçimler öncesi arka arkaya gelen yenilgileri unutturmak için Küba’yı bir fırsat olarak görülüyor.

ÖRGÜTLÜ TOPLUM, DEVLET: ANTİ EMPERYALİST DİRENME DENEYİMİ

Fakat Küba, Venezuela gibi olmaz. Çok daha örgütlü ve dış müdahaleye direnme deneyimi olan bir devlet aygıtına sahip… Zor koşullara karşın sosyalist yolda ilerliyor olmaları toplumsal örgütlenmeyi de üst düzeye taşıyor. Böylesi örgütlü bir ülkeyi kolay teslim alamazlar.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’ın sözlerine bu açıdan ele almak gerekir. Diza-Canel, ABD’nin ülkesine askeri olarak müdahalede bulunmak için “bahane” aradığını belirtmiş ve böyle bir durumda bölgenin “kan gölüne döneceği” uyarısında bulunmuştu.

KÜBA DÜNYANIN İNSANLIK CEPHESİDİR 

Üstelik uluslararası koşullar Küba’dan yana… ABD’nin küresel liderlik özelliği ortadan kalkıyor. Uluslararası güç ilişkileri küreselleşen Güney ülkeleri lehine işliyor. ABD, doğal müttefiki AB ile küçümsenemeyecek ölçüde mesafeli yeni bir döneme giriyor.

AB içerisinde Çin ile işbirliği eğilimleri güçleniyor, ki bu ABD’yle daha mesafeli ilişkiler anlamına gelir.

Putin’in Pekin ziyaretinde daha açık ortaya çıktı, Rus-Çin işbirliği daha yüksek bir noktaya tırmanıyor.

Hepsinden önemlisi insanlık cephesi Küba’nın yanında duruyor. İnsanlığın karşısında ABD var; onun Karayip’in en güzel adasındaki bozguncu faaliyeti yeni çok kutuplu dünya çağını sekteye uğratır. Bu nedenle Küba yalnız kalmayacaktır; güneyli ülkeler Küba’yla birlikte yürüyecek.

Küba, ABD’nin işgal tehdidini bertaraf edeceği gibi, ambargoyu da kırarak bu zorlu dönemden daha güçlü çıkacak.

Her 20 Mayıs Küba’nın İspanyol kolonisi olmaktan kurtulduğu gün olarak kutlanır. 20 Mayıs Bağımsızlık Günü’nde Karayipler’in en güzel adasında daha güçlü bir sosyalizm çok daha güçlü bir anti emperyalist bilinç dünyaya ışık saçtı. 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!