Murat Bölükbaşı yazdı…
Türkiye Futbol Federasyonu 3. Lig’de yaş sınırlaması ve oyuncu statüsünde değişiklik yaparak sektörün işçi ve emekçisi olarak çalışan faal futbolcuların haklı tepkisini çeken bir düzenlemeye gitti. İlk olarak 25 yaş ve üzerinde 5 oyuncu bulundurma kararıyla kadro sınırlaması getiren TFF, sözüm ona bu düzenlemeyi genç oyuncuların daha çok oynama şansına erişmesi, oyuncunun gelişmesi ve vitrine çıkması olarak ifade etti. Yine ikinci bir statü değişikliğine giderek kulüplerin takım kadrosunun tamamının amatör statüde mukavelesiz olarak oynayabilmesinin önünü açtı.
Peki Hacıosmanoğlu bunu neden yapıyor..? Maalesef ki, Türk futbolu iflas etti! Bunu sadece ben değil, ‘’sağır sultan’’ bile biliyor. Kulüpler artan maliyetleri karşılamakta zorlanmanın da ötesine geçti. Sezon başından bu yana birçok kulüpte hak edişler ödenemiyor. 1000 km deplasman yolculuğuna eskisi gibi iki gün öncesinden otobüsle gidiliyor. Kamp, ilaç iaşe, SGK maliyetleri karşılanamıyor. Kulüplerin borç yükü çok artmış durumda. Dolayısıyla kulüpler imdat kolunu çekerek federasyondan destek talep ettiler. Kulüp başkanlarını ve kulüpleri yaşatmak adına palyatif çözümlerle kanserli hücrenin ilerlemesini yavaşlatmak için futbol emekçilerinin kanını federasyon şırıngasıyla çekmek hakkaniyete ve insaniyete hiç uygun olmuyor ve yakışmıyor. Öte yandan takım kadrosunun amatör futbolculardan kurulabilmesi, alacakları nedeniyle federasyona başvuru yapan ve UÇK nezdinde hak arayan oyuncuların artık bu hak edişlerini unutması anlamına geliyor.
Açıkçası kulüp başkanları, Hacıosmanoğlu’nu kendi çıkarları doğrultusunda futbolculara karşı “tetikçi” olarak kullanıyor. TFF bu kararıyla anayasanın 48 ve 49. maddesinde belirtilen, ‘’herkes dilediği alanda çalışma, sözleşme yapma hürriyetine sahiptir. Çalışmak herkesin hakkı ve ödevidir.’’ ilkesine karşı gelmekten hiç çekinmiyor. Anayasayı ve hukuku yok sayıp yetki ve sorumluluklarını kötüye kullanmaktan nedense hiç çekinmiyor..! Bu karar örtülü de olsa 3. profesyonel ligin amatörleşmesi anlamına gelmektedir. Hacıosmanoğlu, Mehmet Büyükekşi ile girdiği başkanlık mücadelesini alt lig takımlarının desteğiyle kazandı. Seçim öncesinde Birinci Lig’e 70, İkinci Lig’e 25, Üçüncü Lig kulüplerine 20 milyon lira destek vereceğim vaadiyle seçimi kazanan, ama verdiği sözün altında kalan Hacıosmanoğlu’nun yaptığı şey, kendinin ödemesi gereken diyeti Türk futboluna ve futbolcusuna ödetmekten başka bir şey değildir.
Bir an önce aklı kemalin harekete geçmesi ve Cumhurbaşkanı’nın bu garabete dur demesi gerekmektedir. Bugün Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) Başkanlığında Riva’ya giden 300 civarı oyuncu ve ailelerinin karşısına polisiye tedbirlerle çıkan ve daha ilk karşılaşmada temsilci guruba, ‘’Bu kadar toplulukla buraya gelince benim kararımı mı değiştireceğinizi zannediyorsunuz’’ diyen birinin Türk futbolunun başkanlık koltuğunda oturması hem futbolumuza, hemde ülkeyi yöneten iradeye büyük zarar vermektedir. Atalarımızın dediği gibi, ‘’Zararın neresinden dönersen kâr’’ dır. Öte yandan TFF’nin aldığı bu karar TPFD Genel Başkanı Saffet Akyüz’e büyük bir misyon yüklemiştir. Başkan; Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneğinin kanarya severler derneği olmadığını göstermeli, Türk futboluna ve Türk futbolcusuna yapılan bu operasyonu yazılı ve görsel medyada gündeme getirerek, muhalefetin ve iktidarın siyasi liderlerine konuyu anlatarak, tüm liglerde oynayan oyuncuların da destek verdiği bir eylemsel duruşu ve mücadeleyi organize etmelidir. ‘’Kulüpler ve başkanları istedi diye futbolcular öldürülmemelidir.’’