Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Türk futbolunu Süleyman Hurma kurtarır!

Türk futbolunu Süleyman Hurma kurtarır!

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Karagümrük Spor Kulübü Başkanı Süleyman Hurma, dün Türk futboluyla ilgili dikkatimi çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’de inanılmaz bir transfer çılgınlığı olduğunu söyleyen Hurma, “Türk futbolu benim gördüğüm kadarıyla böyle uçuruma gidiyor değil; uçurumdan aşağıya atılmış, yere düştüğünde kaç parçaya bölünecek o belirsiz bir halde demiş.

Hurma, bunun en büyük sebebinin de takım sayısının çok fazla olduğu ve bu sayının 60’a düşürülmesiyle kanserin durdurulabileceğini ifade etmiş. Bunun yanında gelir gider dengesizliği, aşırı transfer, yayın gelirlerinin yetersizliği gibi konulara da değinmiş. Önce takım sayısı konusunu bir netleştirelim. Konuya tek bir perspektiften baktığınızda çözüm için böyle bir sonuç çıkabilir. Ancak konuya birçok açıdan baktığınızda hastalığın takım sayısı olmadığını, çözümün de bu sayıyı azaltmak olmadığını görebilirsiniz.

Hurma, Avrupa’dan örnekler vererek orada takım sayılarının 50-60 olduğunu ifade ediyor ki bu doğru değil. Transfermarkt sayfasına girdiğinizde bu sayının 132-164 arasında olduğunu görürsünüz. Süleyman Hurma’nın dedİğini doğru kabul edersek biraz incelediğinizde düşük takım sayısının ülke futbolunda üretim sorunu doğurduğunu görürsünüz. Bundesliga’da toplam oyuncu sayısı 543’ken, yabancı oyuncu sayısının 300, yani ligin %55,2’nin ithal olduğu gerçeğiyle yüzleşiriz. Bu oran İngiltere’de %71,3’ken Fransa’da 62,8, İtalya’da 63’8, İspanya’da 39’4, Türkiye’de ise 42,4 oranındadır. Bizde oranın düşük olması yerli oyuncu üretiminin yüksek olmasından değil, kronikleşen ekonomik krizin Türk futboluna olumsuz etkisiyle alakalıdır.

Geçmişte yıllık yayın ihalesinden gelen para KDV dahil 600 milyon dolar civarındayken, şimdi bu rakam 150 milyon dolar düzeyine gerilemiş, kulüpler bol keseden harcama konforunu kaybetmiştir. Hurma, çözüm yöntemi olarak yarı profesyonelliği önermekle profesyonellik tanımında yeni bir çığır açma gayreti içindedir. Mesela, “oyuncuya para verelim ama profesyonel sözleşme yaparak kayda girmeyelim mi” demek istiyor! Veya, “oyuncu oynasın ama biz sosyal güvencesini ödemeyelim ya da, oyuncu kendi ödesin” mi demek istiyor ayrıntı vermediği için pek anlayamadım.

Bir meslek mensubu olan, bu alanda yazılı sözleşme kuralları dahilinde vecibelerini yerine getiren ve dolayısı ile bundan gelir elde eden kişi profesyoneldir. Futbolcu, belirli sürelerde kamp, eğitim, maç organizasyonu ve kulüplerin iç hizmet talimatına uyma gibi sorumluluklar gösterdiği sürece yarı profesyonellik diye bir şey söz konusu bile olamaz. Lig yapısının profesyonel takım fazlalığı ile sürdürülemez hale geldiği görüşü bir safsatadan ibarettir. Sayın Hurma’nın kulüp menajeri veya direktörü olduğu 90 ve 2000’li yılların ilk yarısında 200’ün üstünde takım sayısıyla hiçbir sorun yaşamayan kulüplerin neden battığını en iyi Süleyman Hurma bilir, ama gerçekleri konuşmak ve öz eleştiri yapmak çok kolay değildir. Mesela: Benim saham yok, tesisim yok, alt yapıya ayıracağım kaynağım, eğitim verebilecek tesis yapılanmam yok! Her iki haftada bir maç yapacak saha arıyorum, maçlara üç bin seyirciyi getiremiyorum ama Süper Lig’de yarışıyorum. Bana, “kardeşim sen bu şartlarda süper ligte yarışamazsın” diyen bir federasyon yok; ama çözüm, takım sayısını azaltmak öyle mi?

Süleyman Hurma, Karagümrük alt yapısında 10, 12 yaş guruplarında antrenörlük yaparken eknomik ihtiyaçlar neticesinde sektör değiştirir ve 1992 yılında bir turizm firmasında çalışmaya başlar. Ancak gazeteci Tahir Kum’un “Gökyüzünde Değişen Hayat” başlıklı yazısında ifade ettiği gibi, çok geçmeden 1994 yılında Trabzonspor’da idari menajer olarak göreve başlar. Sonrasında Erzurum, Samsun ve Kayserispor’da menajerlik görevlerinde bulunan Hurma, 2018 yılından itibaren Karagümrükspor Kulübünü satın alır. Öyle kulüp satın almak her babayiğitin harcı değildir. Futbol aklının yanında gemi yüküyle para gerekir, futbola giden para bir kara delik gibidir… Süleyman Hurma, İki yıl üstüste şampiyon olarak takımı süper lige çıkarır. Bu şampiyonlukların bir futbol aklı ürünü, gerçekleşmesi zor bir kül kedisi hikayesi olduğunu düşünürsek, zor işlerin adamı olan Hurma’nın Türk futbolunun ayağa kalkması için, yıkıcı fikirler ortaya koymak yerine daha yaratıcı orta ve uzun vadeli yapıcı fikirler ve çözümler ortaya koyması gerekmez mi? Netice de, ‘’Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.’’

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!