Ahmet Müfit
Ahmet Müfit
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Özgür Özel’in açılımı Rand raporundan çıktı

Özgür Özel’in açılımı Rand raporundan çıktı

featured

Özgür Özel’in de karşı olmadıklarını, terörsüz Türkiye isimli açılıma ve “sürece engel olmayız” diyerek destek olduğu açılım treni, frenleri patlamış bir şekilde ülkenin yönetim yapısını köklü olarak değiştirme amaçlı olarak hızla yol alıyor. Özel’in, henüz Numan Kurtulmuş’un Açılım/Yeni Anayasa projesine destek sağlama amaçlı ziyaretinde dile getirdiği “Hem terörsüz hem demokratik Türkiye‘yi son derece önemsiyoruz. Bu konuda tarihsel bir tutarlılık içindeyiz” sözlerinin mürekkebi kurumadan, Barzanilerin yayın organı Rudav TV’ye verdiği röportajda söylemiş olduğu sözler, kendisini Atatürk’ün partisi olarak niteleyen CHP’nin, Atatürk’ün bu ülke için çizdiği yoldan çoktan çıkmış olduğunu bizatihi Genel Başkan’ının ağzından itiraf etti. Özel, söz konusu röportajda, terörist başı Öcalan’ın sözlerini tekrar edecek kadar ileri giderek, “Ana dilinde eğitimi ve kapsayıcı vatandaşlığı destekliyorum” diyerek, kendisinin ve an itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin, üniter devlet ve Lozan Anlaşması başta olmak üzere Cumhuriyeti, cumhuriyet yapan kurucu değerleri karşısındaki duruşunu hiçbir tartışmaya gerek bırakmayacak şekilde netleştirmiş oldu.

Ancak mesele, bu açıklama ile ilgili olarak medyada yapılan tartışmalarla da sınırlı değil. Benim bu yazıda özellikle dikkat çekeceğim iki farklı husus söz konusu.

Birincisi, “Hem terörsüz, hem demokratik Türkiye‘yi son derece önemsiyoruz. Bu konuda tarihsel bir tutarlılık içindeyiz” diyen Özel’in bahsettiği tarihsel tutarlılığın, hangi “tarihle” tutarlı olduğu. Bu “tarihsel tutarlılık” iddiasının, Türkiye halkı, ırken veya dinen veya harsen birleşik ve yekdiğerine karşı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu ve mukadderat ve menfaatleri ortak olan bir toplumsal heyettir” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” diyerek millet tanımını yapan Atatürk’ün çizgisiyle ilgili olmadığı sanırım son derece açık.

Öyleyse,  Özgür Özel, “tarihsel tutarlılık” derken neyi kastetmektedir? Bana göre, burada kast edilen tutarlılık, Altı Ok’un, 1920’lerin, 1930’ların Anadolu’sun da, geri kalmış bir din-tarım toplumundan çağdaş bir topluma geçişin kısa reçetesi olduğunu ifade ederek günümüz itibarıyla geçerliliği kalmadığını, bu gün altı oku savunmanın, sosyal demokrasiyi savunmak olduğunu iddia eden Emre Kongar’ın, Anayasada yer alan millet tanımını yok sayarak, mecliste yemin krizi çıkaran HADEP’lileri meclise sokan SHP’nin ya da, 1994 tarihli “Yeni hedefler Yeni Türkiye” isimli Programında, üniter devlet karşıtı SHP çizgisini daha da ileri götüren CHP çizgisi ile ilgilidir.  Bu “tutarlılık”, Altılı Masa ile cumhuriyet karşıtlarını meclise sokan kafa ile tutarlılıktır.

İkincisi, Barzani televizyonu Rudav’da, devletin niteliği ve ülkenin geleceği üzerinden açılım için el yükselten Özel’in, Irakla, Suriye’yle sınırın kalkması gerektiğini söylemesi. Sınırın her iki yanında da birbirinin akrabası olan insanlar yaşıyor denilerek ya da sanki sınır olması ticarete ya da turizme engelmiş gibi gösterilerek meşrulaştırılmaya, basitleştirilmeye, işin içine AB üyesi Yunanistan da katılarak sulandırılmaya da çalışılsa, olay doğrudan devletin yapısıyla, üniter nitelikli Ulus Devlet’in geleceğiyle ilgili.

Böyle düşünmeme neden olan şey ise pek tabiî ki kişisel kuruntularım değil. Pentagon ve CIA destekli olduğu bizatihi ABD’li yayın organlarınca ifade edilen Rand Coorperation’ın, 2019 tarihli, bizim ülkemizin geleceğini de doğrudan ilgilendiren bir raporu.

16 Eylül 2019 tarihli söz konusu rapor, Daniel EgelAndrew ParasilitiCharles P. RiesDori Walker imzalı ve  “Levant Entegrasyonunun/Bütünleşmesinin Ekonomik Faydalarının Tahmini” (Estimating the Economic Benefits of Levant Integration) başlığıyla yayınlanmış. Bu raporun, bu işin, bu bütünleşmenin, bütünleşecek ülkelere olacağını iddia ettikleri “pozitif katkıları” anlatan, “Ekonomik Entegrasyon Levant Bölgesini Nasıl Etkiler?” (How Would Economic Integration Impact the Levant Region?) isimli bir eki bulunuyor.

Söz konusu raporda anlatılan senaryoya göre, “Levant” yani emperyalist Batı’nın, Doğu Akdeniz bölgesini tanımlamak için koyduğu isimle bir araya gelecek Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye, gümrük tarifelerini ve vize gerekliliklerini kaldıran, yatırım ve tarife dışı engelleri düşüren kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması ile bir araya geldiklerinde, bölgenin ortalama gayri safi yurtiçi hasılası %3-7 oranında artacak, bu genişleme 0,7 milyon ila 1,7 milyon ek yeni iş yaratacak, bölgesel işsizlik oranlarını %8-18 oranında azaltacak. Bölge ülkelerini, hiçbir ayrıntılı analize dayanmayan, bölge ülkelerinin öznel durumlarını görmezden gelip, resmen söylenmese de İslam ülkesi olmalarını birliğin nesnel temeli olarak görerek bir araya getirmeyi esas alan, bu açıdan bakıldığında Kurtuluş Savaşı ve Lozan Anlaşması öncesine referans veren raporun gerçekte söylediği şey, aldığı referansla son derece tutarlı. İsrail dışında ama İsrail’le dost ya da merkezinde İsrail’in olduğu bölgedeki, İsrail dışındaki son dönemde İslam olma nitelikleri ön plana çıkartılarak, ulus olma nitelikleri aşındırılan “ulus devletlerin”, ulusal niteliklerinin ortadan kaldırılması. Bu açıdan Atatürk’ün Büyük Nutkunda ayrıntılı olarak anlattığı, Hilafet’in kaldırılmasıyla ilgili olarak yaşanan tartışmaların hatırlanmasında büyük yarar olduğunu da söylemeliyim.

Bu kapsamda, demografinin, çok kültürlülük adı altında tüm bölgede değiştirilmesi, ekonomilerin, devletlerin ulusal olma özelliklerinin kaldırılması ana hedef. Bu hedefe ulaşmak için olmazsa olmaz koşul ise bu ülkeler arasındaki sermaye ve nüfus hareketlerini -Irak ve Suriye’nin işgaliyle başlayan süreçte zaten epeyce yol alınmış durumda- serbest bırakacak bir düzenleme. Bu ülke ekonomilerinin, ardında küresel emperyalist güçlerin olduğu, “küresel” diye adlandırılarak, ardındaki devlet görünmez kılınmaya çalışılan, bir ülkenin şirketi değilmiş de, hepimizinmiş gibi gösterilen finans şirketlerinin ve tabii ki arkalarındaki siyasi güçlerin serbestçe at oynatmasını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması yani iktidarın gerçek sahibi olmalarının yolunun açılması.

Benim açımdan esas dikkat çekici olan ise, bir kısım medyanın, “gazeteci ve siyasetçinin, ısrarla ve açılıma da gerekçe olarak ifade ettikleri, büyüyen/ayakta kalması için büyümesi gereken, artık Lozan’la “hapsedildiği sınırlara” sığmayan Türkiye derken kastettikleriyle, basında yer alan haberlere göre, Öcalan’ın PKK Kongresine gönderdiği söylenen mektupta yer aldığı ifade edilen “Bölgesel Konfederalizm”   talebi ile rapordaki söylem arasındaki,  enteresan paralellik.

Ahmet Müfit

Kaynakça:

  1. https://www.youtube.com/watch?v=JhWVMpdSZro
  2. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1157661/Cumhuriyet_i_icinden_kemirmek.html
  3. https://www.kongar.org/makaleler/mak_ke.php
  4. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/115467/Alti_Ok_ve_Sosyal_Demokrasi.html
  5. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/115845/Alti_Ok_ve_Cagdaslik__Milliyetcilik.html
  6. https://acikerisim.tbmm.gov.tr/items/89169acb-f6b2-4a28-84a1-e94409af82cf
  7. https://www.kaynakyayinlari.com/nutuk-vesikalar-p364674.html?srsltid=AfmBOorFpQ6kk8LJabygWOw8aI4_uSZv06zSK-1XpIa1g4mNSNefEyKE
  8. https://www.rand.org/pubs/research_reports/RR2375.html
  9. https://www.rand.org/pubs/tools/TL302/calculator.html
  10. https://x.com/USAMBTurkiye
  11. https://x.com/SeyitYucel06/status/1929634358035423700
  12. https://www.veryansintv.com/ocalanin-fesih-konusmasi-yayimlandi-bahceliye-atifta-bulundu-bolge-konfederalizmi-mutlak-gereklilik

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 6 Haziran 2025, 09:02

    İktidar, muhalefet, hepsi yerli yerinde. Aynı fabrikanın üretimi. Tüm çaba, Kemalist-Atatürkçü,yurtsever, milliyetçi kitlenin alıştırılması ve iknası, en azından sessiz kalmasının sağlanması. Şimdilik bir engel görmüyorlar. Bakalım, son adımı atmaya cesaret edebilecekler mi? Hangi tuğlayı çekince zarar ne olur. Ya da yerlerini kaybetmeyi göze alabilirler mi.
    Cevapla

  2. CHP’nin Büyük Ortadoğu Projesi uyarınca bir emperyal aletine dönüşmesindeki tek sorumlu, bırakın aydın olmayı, hatta vatandaş olmayı, insanlık vasfını bile kaybederek mürit davranışı gösteren CHP seçmenidir,

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!