Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Bahse girerim gol olmaz

Bahse girerim gol olmaz

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

Futbolun büyüsü diyorlar… Bizim ligdeki büyü, belli ki topun kaleye girmemesi üzerine yapılmış. Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında öyle bir tablo var ki; sanki herkes bol vergili bir yaşam içinde “gol atarsam vergi çıkar” diye korkuyor.

Bahis tartışmalarının gölgesinde 11. hafta müsabakaları, dün oynanan felaket karşılaşmalarla tamamlandı. Dünyanın hiçbir liginde bu kadar çok “top bizdeydi ama gol olmadı” açıklaması yoktur herhalde. Premier League’de taktik konuşulur, La Liga’da teknik, bizim ligde ise:
— “Abi o pozisyon penaltı değil miydi ya?”

İşte futbolun bizdeki sanatı: drama ve kaos… Bu hafta 18 gol atıldı, maç başına 2 gol düştü. Tam sekiz takım gol bile atamadı. Kazananlar da öyle farklı skorlarla değil; düşüne düşüne kazandı. Ligin gol namusunu da pazar günü oynanan maçlar kurtardı. Bahis skandalından sonra bu ligin namusu kalmış mıdır ki… Bence tartışılmaz.

Cuma günü tek maç vardı. Başakşehir tek atıp üç aldı. Son dakika golüyle favori çıktığı maçta çıkışta olan Kocaelispor’u 1-0 yenerek evine puansız gönderdi.

Cumartesinin gelişi, cumadan belli oldu aslında… Günün ilk maçında Göztepe, hoca değiştiren Gençlerbirliği’ni konuk etti. Maç yine 1-0 Göztepe’nin üstünlüğüyle sona erdi. Düşme hattı bildiğin TRT dizisi: herkes masum ama herkes suçlu… Bir hafta biri kazanıyor, öbür hafta “kader planı” devreye giriyor. Teknik direktörler “bu maç dönüm noktası” diyor ama dönüyor dönüyor, yine aynı yere geliyorlar. Bu kadar dönüm noktası görse coğrafya öğretmeni bile “yeter artık” derdi.

Gençlerbirliği’nde hafta içi teknik direktör Hüseyin Eroğlu’nun görevine son verilirken, yerine Volkan Demirel geldi. Başarılar dilerim.

Günün ikinci ve son maçında Galatasaray ve Trabzonspor karşı karşıya geldi. Futbolseverler bol gollü bir maç izlemek için televizyonlarının karşısına geçmiş olsa da “dağ fare doğurdu.” Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı da yakından ilgilendiren maç 0-0 sonuçlandı. Her iki takım da ellerini ovuşturarak kendi maçlarını beklemeye başladı.

Pazar günü üç müsabaka vardı. Orta sıralarda yer bulma çabası içindeki takımların maçları oynandı. Trendyol Süper Lig, orta sıra takımları için adeta bir “hayatta kalma rehberi” gibi… Asgari ücretli gibiler; sadece hayatta kalmaya çalışıyorlar. Bir gün aç, bir gün tok… Bir gün Avrupa hedefi, ertesi hafta “önemli olan ligde kalmak… ” Yani özetle: hedef dinamik.

Kasımpaşa bir puan alınca bayram ediyor; ertesi hafta Kayserispor’a kaybedince “futbol böyle bir oyun” deyip geçiyorlar. Yahu futbol böyle bir oyun olmasa zaten biz izlemezdik ki! Kayserispor, Kasımpaşa’yı 3-2 yenmeyi başardı ve ilk galibiyetini aldı.

Bir diğer maçta Konyaspor, kendi evinde konuk ettiği Samsunspor’a üç porsiyon etli ekmek ısmarlayarak misafirperverliğini göstermiş olsa da hesabını taraftarına nasıl vereceğini kara kara düşünmeye başladı. Kendi evinde 3-1 yenildi.

Günün son maçında Beşiktaş ve Fenerbahçe derbisi vardı. Trendyol Süper Lig bir futbol ligi değil, bir sabır testi; bir sinir jimnastiği… Her hafta yeni bir kahraman, yeni bir mağdur, yeni bir penaltı tartışması… Ama biz yine televizyon başındayız, çünkü biliyoruz: Bu ligde mantık aranmaz.

Fenerbahçe, 2-0 geriden gelerek ezeli rakibi Beşiktaş’ı 3-2 yenmeyi başardı ve zirveyle puan farkını dörde indirdi. Fenerbahçe kazandı ama sevinirken “aman havai fişek patlatmayın, nazar olur” diyen bir teyze havasında… Haksız da sayılmaz. Beşiktaş taraftarı Sergen Yalçın ve Orkun Kökçü’ye ateş püskürürken, Fenerbahçe taraftarı attığı galibiyet golü sonrası John Duran’a “Duran Emmi Geldi” diye seslenmeye başladı. Dedim ya, Türkiye’de futbol kahramanlar ve mağdurlar üzerine kurulu…

Pazartesi sendromu diye bir şey var genel olarak… Hafta sonundan sonra çalışanların işe adapte olamamasıyla ilgilidir. İşte tam da öyle bir pazartesi yaşandı. Üç maçta sadece iki gol atıldı. “Pazartesi de maç olur muymuş?” tadında karşılaşmalar oynandı. “İyi oynadık ama top içeri girmedi.” Bu lafı her hafta en az yedi takım söylüyor.

Ligde kötü günler geçiren Antalyaspor, Eyüp Sultan’a ne adadı bilinmez ama deplasmanda Eyüpspor’u 1-0 yenmeyi başardı. Alanyaspor, Gaziantepspor’a tatil yaptırıp üzmezken 0-0 berabere kaldı. Ç. Rizespor, demli çay eşliğinde Karagümrük’ü bir kez daha yaktı. Müsabaka Rizespor’un 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Bu ligde çok VAR, sevinç az… Gol oluyor, beş dakika kimse sevinemiyor. Futbolcular ellerini kaldırmış, seyirci “dur bakalım, iptal gelir mi?” diye bekliyor. Böyle heyecana dizi çekseler “çok abartmışlar” deriz.

Ama ne olursa olsun, bu lig bizim. Bir gün topa basarız, bir gün sabra…

Ülke de bizim. Çok siyasetçi geldi geçti bu ülkeden. Birçok emelin ortak noktası oldu. Şimdi de öyle… Yine ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, kurulan komisyonlar, gizli anlaşmalar, ekonomik buhranlar, ağır vergiler… İlle de adalet!

Türk milleti her şeyin farkında…

Şimdilik sabra basıyor; topa basacağı günler de yakındır, bilesiniz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!