Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda içimizdeki Yunanlar

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda içimizdeki Yunanlar

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun. Zafer, 9 Eylül 2022’de İzmir’in, Yunan işgalinden kurtulmasıyla sembolik olarak sonuçlanmıştır. İşgal birlikleri ülke sınırlarını, daha sonra terk etmiş olsa da 30 Ağustos, ülke topraklarının geri alındığı günü, temsil etmektedir.

İlk kez, 1924 yılında Afyon’da, “Başkumandan Zaferi” olarak kutlanmaya başlanmış olsa da tüm yurtta, 1926 yılından bu yana “Zafer Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır. O günden bu güne kadar da kutlamalar devam etmektedir.

İzmir, Yunan işgalinden kurtarılırken, Yunanlar, her yeri yakıp yıkmışlardır. Sonuç olarak Yunanlar, tarih kitaplarımızda okuduğumuz gibi denize dökülerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmaya başlanmıştır.

Son günlerde, özellikle milli bayramlarımıza karşı gerekli hassasiyet ve saygı azalmıştır. Buna karşın, Türkiye Cumhuriyeti değerlerine karşı da sürekli ve sistematik olarak, saldırılar devam etmektedir. Görünen odur ki; içimizde halen Yunanlar yaşamaya devam etmektedir. “Keşke Yunan kazansaydı” zihniyeti hala aramızda kol gezmektedir.

Peki, kim bu içimizdeki Yunanlar..?

  • Yunan, ormanlarımızı ateşe verip, tüm habitatı yok etmeye, cüret edenlerdir.
  • Kamu malına el uzatan, zimmetine para geçirenlerdir.
  • Cumhuriyet’in kazanımlarına, fabrikalarına göz dikip, talan edip, satanlardır.
  • Türk askerine kurşun sıkarak şehit edip; şehit kanı üzerinden pazarlığa oturanlardır.
  • Sınavlarda soruları çalıp, bir zümreye peşkeş çekerek, garip gurabanın hakkını yiyenlerdir.
  • Yeni doğmuş bebeklerin kanına girerek, geleceğimize göz dikenlerdir.
  • Memleketin hayvanlarına eziyet edip; öldürme emri verenlerdir.
  • Milletin çoluğu çocuğu, işsiz güçsüz gezerken, haksız yere kendi akrabalarına tüm kapıları ardına kadar açanlardır.
  • Millet açlığa sefalete sürüklenirken, refah payı adı altında 3-5 yerden maaş alanlardır.
  • Sahte diplomalar üreterek, kul hakkına girenlerdir.
  • Besmele ile sofraya oturup, milletin dini değerlerini kullanarak, haram yiyenlerdir.
  • Türkiye’nin madenlerini, emperyalist ülkelere satanlardır.
  • Köylünün; zeytinine, ormanına, kamulaştırma adı altında el koyarak, şirketlere açanlardır.
  • Okullara, kamu kurum ve kuruluşlarına; cemaatleri, tarikatları sokarak, ülke dinamiklerine, dinamit döşeyenlerdir.
  • Etnik kökenlerden ve mezhepler üzerinden siyaset yapan, tüm siyasetçilerdir.

Anlaşılan odur ki; Yunan kaçarken tohumlarını da ülkemiz içine bırakmıştır. Hiç mi bu ülkeyi sevmediniz? Hiç mi bir çiçeği koklamadınız? Hiç mi bir çocuğun başını okşamadınız? Hiç mi aşık olmadınız? Gerçekten hiç sevmediniz mi? Hiç mi sevgi kırıntısı yok yüreğinizde…

Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayacağız. Kutlu olsun.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, bu vesileyle elbette şükranlarımızı sunacağız. Elbette minnettarlığımızı göstereceğiz. 

Ama…

Yılda bir gün Zafer Bayramı’nı kutlamak yetmez. Türkiye Cumhuriyeti’nin dağına taşına, çocuğundan köylüsüne, işçisinden memuruna, öğrencisinden çalışanına, kurdundan kuşuna, ırmağından ormanına, her karış toprağına, her vatandaşına sahip çıkmaktır artık, 30 Ağustos…

Yarın geç olabilir. 

Bundan sonra her gün, 30 Ağustos’tur.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 31 Ağustos 2025, 17:27

    Değerli yazar, kalemine sağlık. Bu kadar kısa ve net anlatılamazdı HAİNLİK !

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!