Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Bedavacılar ve yancılar

Bedavacılar ve yancılar

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

Bildiğiniz üzere şu aralar 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası oynanıyor. Bizim çocuklar da orada… İlk iki maçını da oynadılar. Gürcistan’ı 3-1 yenerken, turnuvanın favori takımlarından Portekiz’e de 3-0 mağlup oldular.

Gürcistan maçında çok iyi oynamamıza rağmen, yıldız adayı futbolcularımızla sonuca gitmeyi başardık. Bunların başında da elbette Arda Güler geliyor. İkinci maçımızda teknik direktör Montella, kadroda radikal değişiklikler yaptı ve 3-0 mağlup olduk.

Sebebi her ne olursa olsun, sahaya çıkardığı kadronun başarısızlığı Montella’ya yazar. Eğer Portekizli meslektaşına, Türkiye nasıl bir kadro ile çıksın diye sorsalardı, eminim ki mevcut kadro itibari ile bundan farklı bir kadro söylemezdi. Bedavadan maç verdik. Portekizli oyuncular saha içerisinde, sahaya giren taraftarlarla birlikte özçekim yapa yapa, hiç de zorlanmadan bize üç attılar. Kendilerini sıksalar, fark daha da büyürdü.

İşte mahallede yangın da o zaman başladı. Mahallede yangın varken, kim saçını tarar bilmem ama eleştirilerin odağında elbette teknik direktörümüz Montella var. Haksız da değiller… Kazanan kadronun neredeyse tamamına yakınını değiştirmek, çok da akıl karı değil gibi duruyor. Tabi ki kılıf çok… Ama hangi kılıfla, hangi bir yanlışı ört bas edebilirler, kimi ikna ederler bilemem. Ben çok ikna olmuyorum. Portekiz Milli Takımında, 42 yaşındaki Pepe, 38 yaşındaki Ronaldo sahada çatır çatır top oynuyorken, yok efendim Arda Güler yorgundu demek, mesela beni ikna etmez. Turnuvanın en güzel gollerinden birini atan Mert Müldür nerede acaba? Kenan Yıldız’a ne oldu? Kariyerinde Juventus olan Merih Demiral’a ne oldu?
Her şeyi geçtim. Senin sahada yaratıcı oyuncun yok. Üretmezsen, hasadın olmaz. Geriye yaslanıp, Barış Alper’e uzun oynayarak mı gol bulacaksın? Bu mu sadece oyun planın? Başka bir şey yok mu heybede… Ben göremedim.

Kadroyu görünce bunu anlamak çok güç değil ki… Bu kadro seçimini kimler yapıyor, kimler yaptırıyor bilmem. Ama futbola azıcık kıyısından bulaşmış insanlar, bunu rahatlıkla görebilirler. Niye Montella olasın ki bunun için… Bizde kahvehane, kıraathane çok… Çağır oradan birini, vallahi de billahi de bundan daha iyi oynatır takımı…

Kazandığımız maçın ardından, bir de hediye Rolex saat dedikoduları var. Kokusu çıkmasın diye sanırım üstü sıkı sıkıya kapatılıyor sanki… Turnuvadan sonra, millet hazırda bekliyor bilesin. Bu tür şeyler takım birlikteliğini bozar. İçerdeki enerjiyi düşürür. Takım kimliğini bozar. Bekleyip göreceğiz.

Olan oldu, geçen gitti. Bugün Çekya ile oynayacağız. Gruptan çıkmak için önemli maç… Montella, son maçtaki gibi kadro çıkarmazsa, Çekya’yı geçeceğimizi düşünüyorum. Ancak Çekya kolay bir rakip asla değil. İlk yarıda sonuca gitmek, direnci kırmak üzerine, oyun anlayışı olmalı… Eğer iş ikinci yarıya kalır ise hele ki 70. dakikalara; rakibin bize üstünlük sağlama olasılığı yüksek olacaktır. Çünkü Çekya takımı genç, oyun disiplininden asla taviz vermeyen bir takım… Üstüne basa basa söylüyorum ki kanat organizasyonları çok tehlikeli olacaktır. Önlem alınmazsa, başımız ağrıyabilir. Karşılıklı gollerin atılacağı, gollü bir maç bekliyorum.

Bir çift sözüm daha olacak, sevgili Montella’ya; bu ülke ağır vergiler altındayken dahi, zor ekonomik koşullara rağmen, milli takım kafilesinde bulunan 650 bedavacı ve bir o kadar da yancı insanı besliyor, masraflarını karşılıyor. Ülke olarak biliyoruz. Bu federasyon yönetiminde bunları ayıplıyor muyuz?

Asla! Haşa!

Kimin haddine…

Devletin malı deniz… Eee bu arkadaşlara da keriz diyemeyiz ya… Tam aksine onlar en uyanıklarımız. En iş bilirlerimiz… En işini yürütenlerimiz. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim. Yürütmek kelimesine çok anlam yüklüyoruz sanki kullanım olarak, milletçe… Gerek yok aslında…

Ama keşke bu muhteremlerin yerine, U-21 takımı oyuncularını götürseydik oraya… Ya da teknik ekiplerini… Mesela o çocuklara gelecek Avrupa Şampiyonasında, onların da olabileceklerini hayal ettirseydik, daha mı faydalı olurdu?

Ama memlekete fayda da neymiş; hamudu bile makbul bedavanın…

Hamud demişken; deveye sormuşlar,

Ey deve senin boynun eğri, yeni nesil develer de demiş ki;

Ben tellallık bile yaptım, pireler berber iken…

Onun için gerek yok, kısır tartışmalara… Ütopik şeyler bunlar bizim memlekette…

Kim yoğurduma KÜÇÜKEKŞİ demiş ki…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. 26 Haziran 2024, 09:48

    Yaratıcı bir son tümce olmuş. Bu arada, herkes her şeyi biliyorken her nedense kod adı 613’e çıkan TFF’ye ve başkanına Almanya sefası yapan bedavacıları sormuyor, soramıyor.
    Veryansıntv dışında!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!