Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. İnsanzade, insanzede ve depremzede

İnsanzade, insanzede ve depremzede

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçti. Deprem elbette, doğal bir felaketti… Dünyanın birçok yerinde, buna benzer depremler olabiliyordu. Ülkemiz de bir deprem bölgesiydi. Daha önce de birçok defa bununla yüzleşmiştik. Muhtemelen bundan sonra da farklı bölgelerde, depremlerle yine karşılaşacaktık. Bize yine depremzede diyeceklerdi. Hakikaten biz depremzede miydik?

Bugün 8 Şubat. 2 yıl, 2 gün geçti. 2 yıl, 2 gün önce, hala Hatay’a, Adıyaman’a kimse gelmemişti. Dünya yıkılmıştı, yardım gelmemişti. Dondurucu soğuk, dondurmuştu, donarak ölmüştük ama yardım gelmemişti. Depremden değil, soğuktan, donarak ölmüştük. Şimdi biz hepimiz depremzede miydik?

Bizim mahallenin sağ kalanları, başka başka yerlere gitti. Yurda yerleştirmişler. Haber verdiler sonra, sakın gelmeyin, ölecekseniz orada ölün diye… Anladık ki oradan da atmışlar dışarı… İnsanlık onuru sokağa atılır mı ki… Onurumuz depremzede miydi?

Bina yaparsınız, demirini, çimentosunu çalarsınız. İmar afları çıkararak, oy devşirmeye çalışırsınız. Uygun olmayan binalara, onun adamı, bunun partisi diye uygunluk verirsiniz. Kaçak kat çıkarlar, ses çıkarmazsınız. Deprem vergisi toplarsınız, yol yaparsınız. Kızılay’a milletin bağışlarıyla aldığınız çadırı, kapıda müşteri bekler, satarsınız. Kentsel dönüşümü, rantsal dönüşüm haline getirirsiniz. Şimdi tüm bunları yaptıktan sonra,  bizler depremzede miyiz?

Hala onlarca kayıp çocuk ve insan var. Ailelerin; yakınlarının başında dua edecekleri mezarları bile yok. Bulunamadı. Günlerce göçüğün altında kaldım, yardım gelmedi. Binaları yapan ve izin veren sorumlular bulunamadı. Binaların kolanlarını kesenler yakalanamadı. Ben hala çadırlarda, konteynerlerde yaşıyorum. Verilen sözler hala tutulmadı. Canımızdan bezdik, nefes alırken, her gün öldük. Şimdi biz depremzede miyiz?

Üç beş dönüm arazim vardı, rezerv alanı diye elimden alındı. Eğitimime hala konteynerlerda devam ediyorum. İşimden, iş yerimden oldum, hala bir işim yok. Toplanan yardımlar nereye harcandı bilmiyorum. Zaten yardımlarda kesildi. Gönüllerden geliyor artık sadece… Yardıma muhtacız hala… Şimdi hala depremzede miyiz?

Kış burada daha çetin geçer. Soğuk iliklerine değil, ruhuna işler adamın. Isınacaksan, yanarak ölmeyi de göze alacaksın. Geçen gün yandaki konteyner kentte, yangın çıktı. Orada da ölenler oldu. Onlar da yangınzede oldu. Hala ben depremzede miyim?

Konteynerlerde yazın haşereden, börtü böcekten yatamaz olduk. Çocukların bitlenmesi yakındır. Yeterince su yok ki; sık sık banyo yapsınlar. Tuvalet bile sırayla… Şimdi, 2 yıl sonra bile, ben hala depremzede miyim?

Bir roman okumuştum. “Çöplük”. Brezilya’da geçiyordu. Carolina Maria de Jesus yazmıştı.  Brezilya’da “favela” denilen gecekondularda geçiyordu. Burasına ne kadar da çok benziyordu. Peki, bizim romanımızı kim yazmıştı? Kimler yazmaya devam ediyordu? Yoksa bu romanın kahramanı depremzede miydi?

İki gün önce, 2 yıl bitti. Devlet büyükleri gelmiş. Televizyonda gördüm. Anma günü düzenlemişler sözde… Bir gülmeler, espriler, alkışlar… 55 bin insan öldü burada… 55 bin can… 55 bin insanın ölüm tarihi aynı… Mezarı olmayan, kayıplar da var. Ampute olanları hiç sormayın. Burada yaşayanları, gerçekten yaşıyor mu sanıyorsunuz? Onlar her gün ölüyor. Her yer ölüm, her yer hatıra kokuyor. Kaybolan yaşamlar, yarım kalan umutlar var her yerde… Acı var. Bilirim, ölenin helvası sizin evde kavrulmadıkça, hep tatlı gelecektir. Hangi gülmenin, hangi alkış sesinin, hangi esprinin nüktesinde depremzedeyim?

Evet, ben bir depremzedeyim. Her şeyim vardı benim. Evim, işim, aşım, ailem, sevdiklerim, hatıralarım vardı. “İnsanzade” bir yaşamım vardı. Bir gecede, bir günde yok oldu. Geride “depremzede” kaldı. Depremden sonra yaşanılanlar ve yaşanmaya devam edilenler ise “insanzede”…

Sayenizde oldu bunlar. Bir gecede oldu. Saat 04:17’de oldu. Yaşamın durduğu, hayatın bittiği yerde oldu. 11 ilde oldu. Bir gece de… Elbette deprem sizin suçunuz değildi. Ama sonrası yaşanılanlar hep sizin suçunuz. Unutmak, ölümün başka bir adıdır. Ve ben ölmeden unutmayacağım. Bilirim.

İnsanlık onuru sayenizde;

Bir gecede insanzadeden, insanzede oldu. Onu da bilirim.

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 8 Şubat 2025, 13:37

    Depremle yaşamak zorundayız

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!