Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Türk milletinin ateşle imtihanı

Türk milletinin ateşle imtihanı

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

Ateş, ateş olalı hiç bu kadar harlanmamıştı. Hiç bu kadar yakıcı olmamıştı. Hiç bu kadar canımızı yakmamıştı. Türk milleti, Yunan’ın kaçarken yakıp yıktığı yangından bu yana, hiç bu kadar yanmamıştı. Ateşe karşı hiç bu kadar mücadele etmemişti.

Yangının her türlüsünü, ateşin her rengini gördük. Bu yangın öyle bildiğiniz yangından da değil üstelik sadece… Nazım’ın da dediği gibi “ateşi ve ihaneti” gördüğümüz yangındı.

2 Temmuz’da andığımız, Madımak Oteli’nin ateşe verilerek, 33 sanatçımızın yakılarak katledildiği yangın gibi yandık. Orada da yandık. Orada da insanlık onuru, ateşe karşı sınav verdi. Ve sınıfta kaldık. Yandık, çok yandık. Sanatçıların türkülerinde, şiirlerin mısralarında yandık. Çok yandık.

PKK’nın sözde silah bırakmalarında, silahlarını ateşe vererek, yaktıklarını gördük.  Bu ateşi de gördük. Silahlar yandıkça; şehitlerimizin, gazilerimizin ruhlarında yandık. Anaların babaların ciğerlerinde yandık. İhanet çemberinde, ateş çemberinde yandık. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların, bundan sonra kimin, nerenin ateşe verileceğinin, BOP’un cehenneminde yandık.

Daha önce Kartalkaya’da da yanmıştık. Tam 78 kişinin yandığı otelde yanmıştık. Kartalkaya yangını davasının görüldüğü günlerde, Turizm Bakanı’nın Yunan sahillerinde, vicdanını denizin serin sularına bıraktığında, yine milletçe yandık.

Bir sabah, terör örgütü PKK’nın kör karanlık mağarasında yandık. 12 askerimizin zehirli gazdan dolayı, ciğerlerinin yandığı mağarada yandık. Ocaklara, şehit ateşi düştüğünde yandık. Gecekondulardan sızan ışığın söndüğünde yandık.

Sokaklarda çarşı pazarda yandık. Zombi gibi yiyecek, içecek ararken, modern köleliğin çığlığında yandık. Temmuzda emekliye, memura iki lokma ekmeği çok görenlerin naralarında yandık. Asgari ücretlinin maaşının yerinde saydığında, enflasyona “uygun adım marş” denildiğinde kavrulduk.  Temmuz ateşinde yandık.

Hep yandık, çok yandık. Birdenbire bir habere uyandık. Yüreğimiz, içimiz “cız” edercesine yine yandık. Susuzluktan şehit düşen, iki askerimize yandık. “Hangi su söndürür artık içimizi” diyerek, yutkunmaya çalışarak yandık. Boğazımız düğümlenerek, “böyle de ölünür mü” diyerek, yandık.

Şimdi yine yanıyoruz. Hep biz yanmıyoruz mu zaten, yine yanıyoruz. İzmir’de, Bursa’da, Aydın’da, Kahramanmaraş’ta, Karabük’te, Antalya’da, Eskişehir’de, Hatay’da, Ankara’da yanıyoruz. Memleketin her yerinde yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Sürekli yanıyoruz.

Ormanlar yanarken, bir ağaç kurtarma ile dertlenen, çiçek gibi vatan evlatlarının ateşin ortasında kalmasıyla yandık. “Yanarak ölmek nedir bu çağda” diyerek, yandık. 10 vatan evladının külleri savrulurken, Anka kuşu gibi yeniden doğacımıza inanarak yandık, kahrolduk.

Kurda kuşa su yetiştirmeye çalışan 3 koca yürekli canımızın, şarampole, sonsuzluğa uçuşuna yandık. Hala yanıyoruz. Memleket seferber olmuş, canını dişine takmış, bir o yangına, bir bu yangına koşuyor.  Ormanlardan, gerçek sahiplerinin, hayvanların çığlıkları geliyor. Canı insanlara emanetlerin sesleri geliyor. Yanacak bir şey kalmayıncaya kadar yandık.

Kimi bir ceylana su veriyor, kimi bir barınaktan bir köpeği sırtlıyor, kimi bir kirpinin, kipriğinde yaşıyor. Kimi damacasını kapıp koşuyor, kimi traktörüyle yetişiyor. Türk milleti; İşçisiyle, ormancısıyla, köylüsüyle, gönüllüleriyle ateşle imtihan veriyor. Kaderine terk edilmiş, bu aziz millet…

Hala seferberlik ilan edilmedi. Her felaket de olduğu gibi bu sefer de çaresiz açıklamalar birbirini kovalıyor. Lüks makam araca binmeye para bulabilenler, cebimizde “arazözümüz yok” diyebiliyor. Gece görüş uçağımız yok, müdahale için sabahı bekliyoruz, denilebiliyor.

Meclis mi ne yapıyor? Onlar denizdeler… Birkaç milletvekilinin dışında, meclisi kapatıp; iklim kanununu, maden kanununu, zeytin kanununu, çok hayırlı işler yapmışlar, çok çalışmışlar gibi acele acele meclisten geçirip, tatile çıktılar…

Liyakatsizlik, algı yönetimleri ile gelinen son noktalar…

Memleket cayır cayır yanarken, milletvekilleri tatildeyken, Türk milleti yine kurtuluş savaşı veriyor.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 29 Temmuz 2025, 13:27

    Ateşle oynamamak lazım. Yemek yapmak dışında tabiki

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!